Horlama Nedir, Neden Horluyoruz?

 

Horlama problemlerinin dörtte üçü, burnun başlangıç bölgesinin çok dar olmasından ya da kapanmasından kaynaklanmaktadır. Bu yüzden uyurken yeterli havayı soluyamamamızdan dolayı daha rahat hava alabilmek için istemeyerek arkamıza yaslanıp ağzımızdan nefes alırız. Geriye yaslanıp ağzımızdan nefes aldığımızda dilimizin geriye düşmesi boğazımızdaki hava yolumuzun da kısmen kapanmasına yol açar. Bu esnada dokuların titremesi ile horlama sesi ortaya çıkar ve horlamaya başlarız.

 

Günümüzde 20 yaş üzerindeki her 10 erkekten 4-5'inin zaman zaman, 3'ünün ise sürekli horladığı gösterilmiştir. Kadınlarda ise, 40 yaş sonrası menopoz ile birlikte benzer oranda horlama geliştiği saptanmıştır.



Horlamanın Sebepleri Nelerdir?

Boğazdaki dokuların çok büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Kilolu insanlarda kalın boyun olması da sebep olarak gösterilebilir. Kist ve tümörlerde bazen bu yolla horlamaya sebep olmaktadır.

Yumuşak damak ve küçük dilin çok sarkık veya uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Dil hava yoluna sarktığı için solunumu engeller ve  horlamaya neden olur.

Boğaz ve dil kasları gerginliği azalmıştır. Sırt üstü yatınca gevşek kaslar dilin boğazın arkasına kaçmasına engel olamaz. Bu durum ilaç alarak, alkol alarak vb. etkenlerle boğaz ve dil kasları gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolü yapılamadığından dolayı ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin olması gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.

Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bazı insanlar bunu grip olduklarında yaşadıklarını söylerler.Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Burun içi deformasyonları içinde en fazla rastlanılanıdır.Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır.

Kas gevşetici vb. ilaçların yan etkisinden dolayı kasların görev yapamaması.

Psikolojik sebepler.


Horlama Bir Hastalıkmıdır?

Horlama, sosyal bir problem olduğu gibi ciddi bazı hastalıkların da öncül belirtisidir. Uzmanların yapmış oldukları araştırmalara göre, Horlama yüksek tansiyon kalp hastalıkları şeker hastalığı ve şiddetli baş ağrılarına sebebiyet veriyor. Horlayan kişiler gerek aile içerisinde gerekse toplumda alay konusu olmaktadır. Bu hastaların eşlerinin ortalama bir saat daha kısa ve konforsuz uyudukları bilinmektedir. Bu sorun boşanmaya kadar giden aile içi problemlere yol açmaktadır. Son yıllarda yapılan anketsel bir çalışmada, boşanan çiftlerden %86'sında boşanma sebepleri arasında horlamanın yer aldığı gösterilmiştir. İnsanların günlük işlerini yürütebilmeleri için, konsantrasyona, dengeli olmaya ve verimliliğe ihtiyaçları vardır. Tüm bunlar için gerekli enerjiyi kazanmanın yolu ise canlılık verici, dinlendirici, derin bir uykudan geçer. Bunların yanı sıra horlama uykuda solunum bozukluğuna yol açan ve ölüme kadar gidebilen ciddi bir hastalığın belirtisidir. Ayrıca; uyku esnasında sırt üstü yatılması, yukarıda saydığımız horlamaya neden olan faktörleri tetikleyerek horlamayı daha da artırır. Sırt üstü yatıldığında dil geriye doğru kaçtığı için, horlamanın şiddeti de artar. Uyku sırasında, insanların kas sistemi dinlenir. Üst solunum yollarında bulunan kaslar gerginliğini kaybeder ve gevşerler; sonuç olarak, damağın ve küçük dilin gevşeyerek titremeye , sallanmaya başlaması da horlamaya neden olur. Uyku sırasında, solunum yolları zaman zaman tamamen kapanır. Bunun sonucunda; solunumda bir duraksama olur ve uykuda nefes kesilmesi, nefes alamama halleri yaşanır. Boğulmadan kaçınmak için; oksijen kaynağı azalan beyin, kişinin uyanmasını tetikler. Beynin bu tepkisi hayati açıdan çok önemlidir, ancak insanda uyku bozukluğu yaratabilir.